Nafiye Aysun Rehberliğinde
14 Mart 2026, Cumartesi
Ayvalık, 2017’den bu yana “Endüstriyel Miras” başlığı altında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer almaktadır.
Sabah saat 07.30’da Alsancak/Lozan Meydanı’nda, 08.00‘de Karşıyaka / Bostanlı İskelesi yönündeki Havaş Durağında buluşarak hareket ediyoruz. Bu gezimizde Kuzey Ege’nin incisi Ayvalık çevresindeki yerleşimlere doğru bir yolculuğuna çıkıyoruz…
KÜÇÜKKÖY:
Yaklaşık 2.5 saat kadar sonra Küçükköy’e ulaşıyoruz. Bu güzel köyün eski adı Yeniçarohori’dir, öyküsü yeniçerilere uzanır. Fatih Sultan Mehmet Midilli’yi almaya karar verince 1462’de burada yeniçerilere oba kurdurtmuş. Yıllar yıllar sonra, buranın bir yeniçeri yuvası olduğunu gören Rumlar da yerleşime “yeniçerilerin yeri” anlamına gelen Yeniçahori demişler…
Rumlar 1800’lerde Yeniçarohori’ye yerleşmişler. Bu nedenle köydeki evler tipik Rum mimarisi özelliklerini taşıyor. Küçükköy günümüzde bir Boşnak Köyü olarak biliniyor çünkü mübadele zamanı Balkanların çeşitli yerlerinden gelen Boşnaklar buraya yerleştirilmiş. 1980’lerden sonra köydeki evler maalesef terk edilmiş, tek tük yaşlılar kalmış.
Son yıllarda Küçükköy büyük bir değişim içinde. Eski kent dokusunun korunması ve yaşatılması amacı ile birçok yapı restore ediliyor. Küçükköy’ü özel kılan ise bütün bunların gönüllüler tarafından yapılması.
Küçükköy’ün şirin sokaklarında dolaşırken, bir sanat köyü olarak yeniden doğuşuna tanık oluyoruz. Küçükköy Kent Müzesini ve Merkez Camiini (Hagios Athanasios Kilisesi) geziyoruz.
Biraz mola vererek börek ve ribitsa gibi Boşnak lezzetlerinin tadına bakma fırsatı buluyoruz.
Serbest zamanda dileyen konuklarımız köydeki sanat galerilerini ve sergileri ziyaret edebilirler. Kıraathane, Küçükköy Kültür Müzesi, Artura Art Craft, Sabancı Üniversitesi Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi, Suna Tüfekçibaşı Atelier gezilebilecek yerler.
CUNDA:
Küçükköy’e veda ederken, aracımıza biniyor ve Cunda Adası’na doğru yola çıkıyoruz. Laka’yı, Paşa Limanı’nı, Sefa’yı görerek eski yoldan Rumca adı Moskhonisi olan Cunda Adası / Lale Adası’na geçiyoruz.
Cunda ülkemizin Ege Denizi’nde bulunan 4. büyük adasıdır. Ayvalık Adaları olarak adlandırılan irili ufaklı 22 adanın içerisinde yerleşim olan tek yer Cunda’dır. Konumu gereği, tarih boyunca deniz yollarının kesişme noktasında yer almıştır. Antik kaynaklarda Ayvalık ve civarında olduğu düşünülen Herakleia, Elateia, Koryphantis, Kydonia, Chalkis, Pordosilene/Por(d)oselene ve Nasos gibi yerleşimlerin adı geçer.
Günümüzde Cunda adasında nüfusunun çoğunluğunu, Girit Adası’ndan gelmiş olan mübadiller oluşturur. (1924) Bugün Cunda’da kalınan o tarihi evlerden devşirme pansiyonlar, o taş mekanlar hep Rumlar’dan kalmadır. Daha sonra gelen mübadiller de berberlerinde ada kültürünü getirmişler. Ünlü Girit ezmesi, ahtapotlu Girit pilavı, pabucaki, kabak salatası gibi özel lezzetler, o Giritli anneanne ve babaannelerin Cunda topraklarında yaşayan torunlarına mirası. Bu yönüyle Cunda gastronomi turizminde de ön plana çıkar.
Alibey Adası doğal güzellikleri ve tarihi yapıları nedeniyle koruma altına alınmış ve Ayvalık ve çevresindeki 17.900 hektarlık alan doğal ve tarihi sit alanı, kesin korunacak hassas alan olarak kabul edilmiştir.
Ön bilgi aldıktan sonra Cunda adasına geçince, Aşıklar tepesinden Ayvalık ve çevresindeki adalara bir defa daha bakıyoruz. Hagios Ioannes’e adanmış bir şapel ve yel değirmeninin restore edilmesiyle kurulan Sevim ve Necdet Kent Kitaplığını ziyaret ediyoruz. Cunda’nın tarih kokan sokaklarında yürüyoruz. Çarşıya doğru ilerlerken yolumuz üzerinde bulunan yıkıntı halindeki Hagia Triada ve müzeye dönüştürülmüş olan Taksiarkhis (Rahmi Koç Müzesi) kiliselerini görüyoruz. Rahmi Koç Müzesi, Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı, Bekir Coşkun Kütüphanesi, yıkılmaktan kurtarılan üç önemli tescilli bina.
Cunda içinde ve çevresinde pek çok tarihi yapı olduğunu söylemeliyiz. Bugün gidemeyecek olsak ta; Daha önceleri hem karadan hem de denizden gittiğimiz Ay Işığı Manastırı /Taksiyarhis Ta Çamya, Koruyan Meryem Manastırı/ Panagias Tis Lekai / Ai Dimitri Ta Salina, Ayos Apostolos Manastırı,
Tavuk Adası Manastırı / Ayiu Ionnu Tu Podromu, Güvercin Adası Manastırı / Ai Yorgi, İlyas Peygamber Manastırı / Profit İlya gibi….
Öğle yemeği için acele etmiyoruz. Turumuz tamamlanmak üzereyken Girit mezeleri ile bir Balık keyfi yapmayı düşünüyoruz. Ne dersiniz?
Yemek sonrasında serbest zamanda Cunda Çarşısındaki şirin dükkanlardan özel şeyler alabiliriz. Reçelleri, peynir çeşitlerini, hediyelik zeytinleri ve sakızlı kurabiyeleri tavsiye edebiliriz. Alışverişte çok oyalanmaz isek Cunda’nın en tipik yerlerinden biri olan Taş Kahve’de çay içmek de gayet keyifli…
Turumuz böylece sona eriyor. Dokunaklı öykülerin içinden şık ve özenli şeylerin çıktığını, değer bilen insanlar sayesinde yeniden yaşam bulduğunu görmek bizi çok mutlu ediyor…
FİYATA DAHİL OLANLAR: Ulaşım ve rehberlik
FİYATA DAHİL OLMAYANLAR: Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, müze ve ören yeri giriş ücretleri
NOTLAR
Turlarımız tek araçla sınırlıdır.
Araç büyüklüğü kişi sayısına göre ayarlanır.
Turumuz en az 10 en fazla 22 kişi ile yapılacaktır.
Tura son müracaat tarihi, tur öncesi son Perşembe günüdür.
Rezervasyonun ücret ödenince kesinleşir.
Günübirlik turlarda araçta koltuk numarası verilmez.
Müze Kartınızı yanınıza almayı unutmayın.
Geziye hava durumuna uygun giysiler, rahat yürüyebileceğiniz ayakkabılar ile gelmenizi tavsiye ederiz.
Acentemiz zorunlu durumlarda tur programında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.
İPTAL KOŞULLARI
Son müracaat tarihine kadar yapılan iptallerde ücret iadesi yapılır.
Tur sabahı yapılan iptallerde veya tura katılınmadığında ücret iadesi söz konusu değildir
Hava durumu, rehber rahatsızlanması vb. gibi özel ve olağanüstü nedenlerle acentemiz turu iptal etmek zorunda kalırsa ödenmiş ücretler kesintisiz olarak iade edilir