Yazar Ahmet Büke ve Ark Nezih Aytaçlar Danışmanlığında
10 Mayıs 2026, Pazar
Yazar Ahmet BÜKE ve Ark. M. Nezih AYTAÇLAR Danışmanlığında
Ege deyince genelde kıyı şeridi gelir aklımıza. Oysa İç Ege’de az ilerleyince mor yeşil dağlar, yemyeşil ormanlar, tüf ya da gnays kayalıklarla bambaşka vadilere açılırız. Bu topraklarda nice hayatın yaşandığını, sayısız öykünün can bulduğunu biliriz.
Sait Faik Hikâye Armağanı, Oğuz Atay Öykü Ödülü ve Vedat Türkali Roman Ödülü sahibi değerli yazar Ahmet Büke’nin 2025 tarihli yeni romanı KIRMIZI BUĞDAY, bize bu öykülerden, destansı bir kesit sunuyor.
Sabah saat 07.10‘da Bostanlı Vapur iskelesi yönündeki tramvay durağının arkasında, 07.30‘da Alsancak Lozan Meydanı’nda buluşarak yolculuğa başlıyoruz. Manisa / Akhisar yönünde ilerlerken, Kayalıoğlu’nda bir kahvaltı molası veriyoruz. Mola yerimizin hemen yanı başında, uzun ve anlamlı bir hikayesi olan “Or Yahuda Tarım Okulu”na bir göz atıyoruz. 1899 Yılında kurulan, (Or Yehuda-Kutsal Işık) bir yapı değil, yapılar topluluğundan oluşmaktaydı. Üç katlı ana bina hala bütün görkemiyle ayaktadır. İç kısımda ise ciddi tahribat vardır.
Tur akışını esas alan bu program metninde size romanı anlatmaya çalışmayacağız. KIRMIZI BUĞDAY’ın öyküleri, hafızası ve ruhu zaten gezimizin ana teması olarak gün boyunca sohbetimize konu olacak.
Biz gezi programının detaylarına devam edelim;
Akhisar’dan Gördes yoluna döndüğümüzde müthiş bir ovanın yanından yükselmeye başlıyoruz. Dingiller Vadisi’nde aracımızdan inip Akhisar Ovası’na, romandaki mülkün uzandığı uçsuz bucaksız araziye bakıyoruz. Görenez Ovasından, Yeğenoba Köyüne ve ötesine ilerlerken, Arap Ali’nin Bey Mağazasını yaktıktan sonra çıktığı dağlara, Şahinkaya’ya bakıyoruz. Hava bizden yana olursa, müthiş bir görselliği içimize çekiyoruz.
Gördes’e geldiğimizde, “Makbule Hanım Anıtı”nı ziyaret edip, bu yiğit kadından bahsediyoruz. Onunla birlikte, Anadolu’nun Kurtuluş mücadelesi içindeki kadınları, saygıyla yad ediyoruz. Ardından, eski Belediye Başkanı ve Milletvekili Hayri Büke’nin adını taşıyan yapıyı ziyaret ediyoruz. Bu tarihi mekanın restore edilerek bir Şehir Müzesi ve Kültür Evi olarak düzenlenme projesi devam ediyor.
Ardından, Eski Gördes’e hareket ediyoruz. Sadece izleri kalmış kadim şehrin sokaklarında yürürken; beldenin eski ihtişamını yansıtan konak kalıntılarını, çeşmeleri ve restore edilmiş camiyi görüyoruz.
Salihli yolu üzerinde hala yaşayan Türkmen köylerinden geçerek Gördes Çayı üzerinde, zamana meydan okuyan Hacıhıdır Köprüsü’nün fotoğraflarını çekiyoruz.
“Kırmızı Buğday” nedir, “Oğul Çıkarma” nedir? Bilenler, bilmeyenlere anlatıyor bugün. “Hayır yemeği” geleneği ise her türlü övgüyü hak ediyor! Hayır yemekleri bazı köylerde devam ediyor. Yılda iki kere insanları bir araya getiriyor. Gelenin, geçenin yemek yediği o gün, köy yaşamının neredeyse en önemli günü oluyor… Bu topraklarda anlatacak öyle çok şey var ki!
Öğlende yöresel lezzetleri tercih ediyoruz. Sadece Ramazan ayında yapılan “Gelin Kız Helvası”nın nasıl yapıldığını öğreniyoruz. Bu bölgenin tahinli pidesi de farklı… Sayımız yeterli olursa belki de yaptırabiliriz…
Bugünkü Gördes’te 1950’li yıllarda yapılan eski çarşı içinde gezerken, Gördes Halılarını da görmek isteriz. Artık güç bulunan, yavaş yavaş yok olmaya yüz tutan el dokuması halılarımız… Gördes Halısının “Gördes Düğümü” denilen, Türkmenlere özgü bir atkı türü var. Halı eskidiğinde, tüyleri dökülse bile, bu düğüm sayesinde kilime dönüştürülerek kullanılması mümkün oluyor. Eskiden her genç kız kendi çeyiz halısını dokurmuş. Görücüye gelen delikanlıyı istemez ise, “benim halım daha bitmedi” dermiş… Böylece kızın bu gence gönlünün olmadığı anlaşılırmış…
Gördes çarşısından Karatahan alabiliriz. Kabuklu susamdan üretilen karatahan gerçekten çok lezzetli ve yararlı. Gördes’in Keçi peyniri de özel…
Öte yandan, Gördes Lidya’lıların yerleşim alanı. Lora antik kenti / Flaviopolis yerleşimi Gördes bölgesinde. Henüz hiç kazı yapılmamış. Eski Olduruk Köyü Kaya mezarları ile dolu. Zamanımız uygun olursa belki görmeye gidebiliriz.
Gördes’in bir başka zenginliği de Zeolit Minerali! Belki de bu nedenle havası çok temiz. Zeolit toksinleri, ağır metalleri ve amonyumu tutabilen, radyoaktiviteyi bile temizlediği bilinen çok değerli bir mineral. Tarım, deterjan, inşaat, su arıtma ve sağlık gibi alanlarda yaygın kullanılan çevre dostu bir madde.
Son olarak Kıran Köyü’ne gidiyoruz. Burada size bir sürprizimiz olabilir! Kıran Köyü Çınarının altında, Çerkez Ethem, Türkmen giysileri derken, gezimiz sona eriyor ve İzmir’e geri dönüş yolculuğuna başlıyoruz. Akşam saat 20.30- 21.00 civarında İzmir’de olmayı planlıyoruz.
Bir romandan “KIRMIZI BUĞDAY”dan yola çıkacağımız ve “İyi ki geldim, iyi ki gördüm” diyeceğimiz bir tur!
Romanı okuyarak tura katılırsanız, geziden daha fazla zevk alabilir, yazarıyla tanışabilir, kitabınızı imzalatabilirsiniz. Ama romanı okumaya fırsat bulamasanız bile, bu geziden çok keyif alacağınız kesin…
Ahmet BÜKE – Can Yayınları – 2025
“Âlemi uzaktan seyredince kuleler, konaklar, üzerinde koşan tavla tavla atlar, mayalı develer, yalçın dağlar, acı göller, Şahin Beyler, beylerin uzun elleri, körüklü çizmeleri ve de bağlanmış taşlar ile salınmış köpekleri görünür. Bundan ibaret sanılan devranın derisinin altında asıl sahibin nehirden nabzı atar oysa. Çoğu zaman derinlere kaçar, kendi bile unutur nefsini. Sonra olmadık zamanda ve umulmadık anda öz magmasına rastlar. İçin için kaynar, elini öteki elinin örsünde döver, göbeğini keser ve onu gömdükleri kabuğu zelzelelerle yırtarak yazısını yeniden yazmaya çıkar. Bütün iş çoğunluktadır. Bütün iş buğdayı yatıracak acı rüzgârı beklemek yerine fırtına olup esmeyi hatırlamaktır. Ehil bir el gelir, kazandaki süt taşına uzanır ve atar dışarıya. Süt taşar!”
Ahmet Büke, Kırmızı Buğday’da, Kaderini memleketine bağlamış, ölümden yaşam doğuran insanları anlatan Kırmızı Buğday, Arap Ali, Adnan Bey, Gani Dayı, Teğmen Cemil, Dünya, Maya gibi unutulmaz karakterlerle hem tarihsel hem de toplumsal bir anlatının izini sürüyor.
FİYATA DAHİL OLAN HİZMETLER: Ulaşım, rehberlik ve danışmanlık, ikramlar
FİYATA DAHİL OLMAYANLAR:Sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve kişisel alışverişleriniz
NOTLAR:
Turumuz tek araçla sınırlıdır.
Araç büyüklüğü katılımcı sayısına göre ayarlanır. Büyük otobüsle gitsek de Gördes çevresinde araç değiştirerek bazı yerlere küçük araçlarla ulaşılacaktır
Rezervasyon ücret ödenince kesinleşir.
Günübirlik turlarda koltuk numarası verilmez
Tura son kayıt tarihi 06 Mayıs 2026, Çarşamba günüdür.
Sabah kahvaltısı molası Akhisar girişinde Kayalıoğlu’nda Belediye tesislerinde olacaktır.
Öğle yemeği kişi sayısına özel hazırlanacağı için önceden rezervasyon yaptırmanız önemlidir.
Yöresel Menümüz, Çorba – Göveç -Tatlı şeklinde olacaktır. Fiyatı tur tarihinden önce katılımcılara bildirilecektir.
Eski Gördes yürüyüşle gezilebilir. Yürümek istemeyenler doğada bekleyebilirler.
Yürüyüşe uygun rahat kıyafet ve ayakkabılarla gelmeniz önerilir. Her ihtimale karşı yanınızda hırka, ceket bulundurunuz.
Yakıta gelecek fiyat artışları araç fiyatına yansıtılabilir.
Acentemiz zorunlu durumlarda tur programında değişiklik yapma hakkını mahfuz tutar.
İPTAL KOŞULLARI:
06 Mayıs 2026 Perşembe gününe kadar yapılan iptallerde tur ücreti kesintisiz iade edilir.
Daha sonra veya tur sabahı yapılan iptallerde veya tura gelinmediğinde ücret iadesi söz konusu değildir.
Şiddetli hava durumu, rehber rahatsızlanması vb. gibi olağanüstü nedenlerle acentemiz turu iptal etmek zorunda kalırsa, ücretler kesintisiz olarak iade edilir.
Turun iptali veya ertelenmesini gerektiren bir zorunluluk söz konusu olursa, web sitesinde ilan edilir, cep telefonu ve whatsapp mesajlarıyla katılımcılara bilgi verilir.