
Online Seminer (Ücretsiz)
16 Şubat 2026, Pazartesi - Saat:20.00
SUNUM: Doç. Dr. M. Nezih AYTAÇLAR
TARİH: 16 Şubat 2026, PAZARTESİ
SAAT: 20.00
ÜCRETSİZDİR / KAYIT GEREKLİDİR
Büyü – Denge – Mutluluk
Son derece kendine özgü bir dünyası olan Mısırlıların yaşamı büyü ile doluydu. Büyü (heka) tanrılardan önce vardı ve aslında tanrıların görevlerini yerine getirmelerini sağlayan temel güçtü. Büyü, yaratılışa katılan ve sonrasında da onu devam ettiren tanrı Heka’da (aynı zamanda tıp tanrısı) kişileştirilmişti.
Ma’at (uyum ve denge) kavramı Mısırlıların yaşam anlayışının ve evrenin işleyişinin merkezindeydi ve ma’at’ı mümkün kılan da heka idi. Denge ve uyumun gözetilmesi yoluyla insanlar başkalarıyla barış içinde yaşamaya ve toplumsal mutluluğa katkıda bulunmaya teşvik edilirdi. Ptahhotep’in (kral Djedkare Isesi’nin veziri, M.Ö. 2414-2375) bilgelik metninden bir satır okuyucuya öğüt verir:
“Yaşadığın süre boyunca yüzün parlasın.
Hatırlanacak olan insanın nezaketidir.
Sonraki yıllarda.”
Toplumsal Yapı
Mısır nüfusu, en tepedeki firavun, veziri, saray mensupları, bölge valileri, ordu generalleri, amirler ve köylüler olmak üzere katı bir şekilde sosyal sınıflara ayrılmıştı. Mısır tarihinin büyük bir bölümünde sosyal ayaklanma ne teşvik edilmiş ne de gözlemlenmiştir çünkü tanrıların, kendilerininkini yansıtan en mükemmel sosyal düzeni buyurduğu düşünülmüştür. Firavun, ülkenin mutlak hükümdarıydı ve en azından teoride, tüm kaynakların ve toprakların üzerinde hâkim görünüyordu.
Kâtipler ve Hekimler
Eski Mısır’da kâtiplere büyük değer verilirdi, zira kâtipler zanaatlarına ilham veren ve onları yöneten tanrı Thoth tarafından özel olarak seçilmiş sayılırlardı. Bir kâtibin eseri onu sadece sonraki nesiller yazdıklarını okuyacağı için değil, tanrıların kendileri de bundan haberdar olduğu için ölümsüz kılardı. Kâtiplerin çoğu erkekti, ancak erkek meslektaşları kadar rahat yaşayan kadın kâtipler de vardı. Mısır bürokrasinde söz sahibi olabilmek için, mesleğe kâtiplikten başlanırdı.
Tüm rahipler kâtipti, ancak tüm kâtipler rahip olmuyordu. Doktorların tıbbi metinleri okuyabilmeleri için okuryazar olmaları gerektiğinden, eğitimlerine kâtip olarak başlamışlardır. Antik Mısır’da kadınlar kâtiplik ve hekimlik yapabiliyordu ve kadın hekimlerin sayısı oldukça fazlaydı.
Çiftçiler ve İşçiler
En alt sosyal sınıf, işledikleri toprağın ya da yaşadıkları evlerin sahibi olmayan köylü çiftçilerden oluşuyordu. Topraklar krala, saray mensuplarına, nomarklara ya da rahiplere aitti. Köylülerin güne başlarken kullandıkları ortak bir cümle “Soylular için çalışalım!” idi. Piramitler ve onların gömü kompleksleri, tapınaklar ve dikilitaşlar gibi anıtlar üzerinde çalışmak, köylülüğün yukarı doğru hareketliliği için tek fırsattı. Özellikle yetenekli sanatçılar ve oymacılar Mısır’da yüksek talep görüyordu ve binalar için taşları bir yerden başka bir yere taşıyan vasıfsız işçilerden daha iyi ücret alıyorlardı.
Hukuk sistemi
Hukuk sisteminin başı resmi olarak firavundu. Firavun, yasama işlemlerinden (yasa çıkarma), adalet dağıtmaktan, hukuku ve düzeni korumaktan sorumluydu. Firavun bir bakıma doğruluk ve adalet tanrıçası Ma’at’ın yeryüzündeki temsiliydi. Antik Mısır’dan elimize ulaşan yasal düzenlemeler yoksa da, mahkeme kayıtları Mısır yasal düzeninin, doğru ve yanlışa ilişkin sağduyuya dayandığını göstermektedir. Bu sağduyu, konuyu karmaşık yasal düzenlemelere uydurmak yerine uzlaşmaya varmaya, anlaşmazlıkları çözmeye yönelmiştir.
Toplumda kadın
Rahipler erkek ya da kadın olabilirdi. Herhangi bir dini kültün başrahibi genellikle hizmet ettikleri tanrıyla aynı cinsiyetteydi; İsis Kültü’nün başı kadın, Amun Kültü’nün başı ise erkekti. Eski Mısır’da kadınlar neredeyse eşit haklara sahipti. Kendi işlerine, kendi topraklarına ve kendi evlerine sahip olabiliyor, boşanma davası açabiliyor, erkeklerle sözleşme yapabiliyor, kürtaj yaptırabiliyor ve kendi mülklerini uygun gördükleri şekilde elden çıkarabiliyorlardı; bu, başka hiçbir eski uygarlığın yaklaşamadığı ve modern çağın ancak MS 20. yüzyılın ortalarında başlattığı bir cinsel eşitlik düzeyiydi.
Tıp
Antik Mısır hekimleri iyileştirme becerileriyle antik Yakın Doğu’da ünlendiler. Bu hekimler içinde en ünlüsü İmhotep’tir. Herodotos, Mısır tıbbının önemli ölçüde uzmanlaşmış olduğunu belirtmektedir. Bazı hekimler sadece baş ya da mide üzerinde çalışırken, göz doktorları ve dişçiler vardı. Tıp eğitimi veren kurumlar da oluşturulmuştu. Kazılarda bulunan tıbbi bir belge, Mısırlı hekimlerin geliştirdikleri anatomi, hastalıklar ve pratik tedavi hakkındaki deneysel bilgileri göstermektedir.
Matematik
Matematik hesaplamalarla ilgili bulunmuş en eski kanıtlar, Hanedanlık Öncesi dönemin Naqada evresine aittir ve tam olarak gelişmiş bir sayı sistemini göstermektedir. Rhind Matematik Papirüsü ve Moskova Matematik Papirüsü; Antik Mısırlıların dört işlemi -toplama, çıkarma, çarpma ve bölme- ve kesirleri kullandığını, dikdörtgen, üçgen ve dairenin alanını, kutuların, sütunların ve piramitlerin ise hacimlerini hesaplayabildiklerini gösteriyor. Cebir ve geometrinin temel kavramlarını anlamışlardı ve basit eşzamanlı denklemleri çözebiliyorlardı.
Festivaller ve Giyim
Mısır tanrılarının hepsinin kutlanması gereken doğum günleri vardı. Bireysel doğum günleri, kralın büyük eylemlerinin yıldönümleri, tanrıların insanlık tarihindeki eylemlerinin kutlamaları ve ayrıca cenazeler, cenaze törenleri, eve taşınma etkinlikleri ve doğumlar vardı. Tüm bunlar ve daha fazlası bir parti ya da festivalle kutlanırdı. Eski Mısır festivallerinin her biri olayın niteliğine bağlı olarak benzersiz bir karaktere sahipti, ancak hepsinin ortak noktası içki içmek ve ziyafet çekmekti.
SEMİNERDE YER ALACAK BAŞLIKLARDAN DİĞERLERİ DE, ZAMANIMIZ ELVERDİĞİ ÖLÇÜDE;
DİN, DİL, YAZI, MÜZİK, GÜNLÜK YAŞAM, TARIM, FESTİVALLER VE GİYİM GİBİ KONULAR OLACAK…
REZERVASYON – KAYIT:
Seminerlerimiz “ZOOM” üzerinden yapılmaktadır. Telefon veya e-mail ile yahut web sitemizdeki program detayındaki rezervasyon formu üzerinden bizimle temas kurmanızı rica ederiz.
0 (232) 464 07 18 – 463 60 43 – 0 (549) 717 17 40
ebrulitur@ebruliturizm.com.tr – https://www.ebruliturizm.com.tr
NOT: Online konferans ve seminerlerimize kayıtlı kişiler dışında erişilmesi; bunların görüntülenmesi veya herhangi bir kişi tarafından kopyalanması, çoğaltılması, üçüncü kişilerle paylaşılması kanun ve mevzuat hükümlerine aykırı olup, suç unsuru teşkil etmektedir.