GİRİT (2) Minos Sarayları/ Yazı ve Fotoğraflar: İbrahim Fidanoğlu

Malia Sarayı
Minos Sarayı Malia, Kandiye'nin 37 km. doğusunda yer alıyor. Önemli bir turizm merkezi olan Malia'da biz sadece temeller halinde hayatiyetini sürdürmekte olan Minos dönemi Malia Sarayı'nı ziyaret ettik. Malia Sarayı, Knossos ve Festos (Phaistos) saraylarından sonra zamanının üçüncü büyük sarayı imiş. M.Ö. 1900 yıllarında inşa edilmiş. M.Ö. 1700 yıllarında tahrip olan saray, yaklaşık M.Ö.1650 yıllarında yeniden yapılmış. Son olarak; M.Ö. 1450 civarında büyük yıkımda Malia Sarayı da nasibini almış. Bundan sonra da bir daha saray yapılmamış. Miken döneminde ise sadece bir mezarlık şeklinde faaliyetini sürdürdüğüne dair bilgiler bulunmaktaymış.

RESİM-38  Malia Sarayı'nda hasadın konduğu sunak taşı RESİM-39  Malia Sarayı merdivenleri
RESİM-40   Kutsal Banyo; Malia Sarayı RESİM-41  Malia Sarayı'nda hasadın depolandığı ambarlar
RESİM-42   Malia Sarayı canlandırma maketi, ören yeri girişi

Malia Sarayı'nın gişelere yakın girişinde; iki katlı sarayı ve çevresindeki yerleşimleri simüle eden bir dizi maket var. Sadece temelleri ortada olan böyle kompleks bir yapıyı anlamak açısından bu yaklaşımın son derece yararlı olduğu söylenebilir.

Saray kalıntılarının Güney yönünden merkezi toplanma salonuna ulaşan girişinde kurban edilen hayvanların etlerinin ateşe atıldığı sunak alanı yer alıyor. Bu en kutsal alanın üstü şimdi tente ile örtülmüş durumda. Bu geniş avlu, Heraklion Arkeoloji Müzesi'nde bir freskte gördüğümüz boğa ile kadınlı erkekli atlama ve dansların da belki icra edildiği yerdi.

Ören yerinde çok sayıda saklama kabı olarak kullanılmış küpler dikkat çekiyor. Güney yönündeki kapıdan saraya giren köylüler, hasat sonrası tanrılar için getirdikleri hediyeleri ve haracı, sarayın bu bölümünde rahiplere sunuyor olmalılar. Sarayın her yanı sıvı ve katı ürünü depolamak için bir dizi mahzen ve depolama alanı ile dolu. Malia Sarayı'nın giriş bölümüne yakın bölgede de; geniş sundurmanın altında korumaya alınmış depolama alanında amforalar, saklama kapları ve hasadın depolandığı bölümler bulunuyor. Sözün kısası; saray değil sanki koskoca bir depo alanı gibi… Bu da halktan hasat sonrası toplanan haracın ne boyutlarda olduğunu gözler önüne seriyor.

Labirentler gibi birbirine açılan bir sürü odanın ve bunları birbirine bağlayan geçitlerin içinden geçerek, vaftiz törenini andıran ve bir tür ergenliğe geçişin kutsandığı törenlerin yapıldığı bir mekâna geliyoruz. Burada; ergenlik çağına giren kişiye; karanlık bir dehlize sokulup, üstündeki bir başka odadaki delikten üzerine su dökülerek törensel bir şekilde bir tür banyo yaptırılıyormuş. Bu odalara kutsal banyo odası deniliyormuş. Tıpkı Hristiyanların vaftiz törenlerine atfettikleri kutsallık gibi…

Malia Sarayı'nı gezdikten sonra Knossos yakınlarında; dağların yamacına yaslanmış ve Avrupa Birliği tarafından ödüllendirilmiş bir köy olan Archanes köyüne doğru yola çıktık. Bir süre tırmanışla devam eden yolculuğumuz, bir dizi turistik restoranın yer aldığı köyün meydanında son buldu. Köy meydanına çıkan sokakların iki yakasına konumlanmış evlerin balkonlarından sarkan begonviller ve saksılardaki rengârenk çiçekler köye ayrı bir güzellik katmıştı. Akdeniz mutfağının örneklerinden oluşan bir tabakla başlayan yemeğimizi irmik helvası ve siyah üzümle bitirdik. Girit'te her yemek sonrası masaya gelen ve üzümün posasından yapılan çikudia'larımızı (alkol oranı %45 civarında; üzümün posasından yapılan ve bizim potur boyutunda küçük bardaklarda susuz içilen yerel Girit içkisi; bir tür rakı) yudumlayıp yemek işini sonlandırdık.


RESİM-43 : Archanes köy meydanında lokantalar

Bir diğer Saray Kent, Minos'un Kalbi; Knossos
Kandiye şehir merkezine 5 km. uzaklıktaki Knossos Sarayı, Malia'dan sonra ziyaret ettiğimiz ikinci Minos sarayı oldu. 19.yy.da Osmanlı yönetimindeyken bugün Kandiye caddelerinde ismine rastladığımız; İngiliz arkeolog Arthur Evans'ın bir Türk ailesinden; şimdi kalıntıların yer aldığı araziyi satın alarak başlattığı kazılar, bugünkü Knossos'un yeniden yaratılma sürecinin bir anlamda fitilini ateşlemiş.

RESİM-44   Knossos Sarayı; taht odasının üstündeki fresklerin bulunduğu sütunlu ve balkonlu salon RESİM-45  Taht Odası; taht ve griffon freski; Knossos Sarayı
RESİM-47   Mavi Kadınlar freski; Knossos Sarayı
RESİM-46 Saklama kapları, küpler; Knossos Sarayı
RESİM-48 Taht Odası Kompleksi; Knossos Sarayı RESİM-49 Knossos Sarayı; kesit
RESİM-50 Knossos Sarayı; restore edilmiş Batı Burcu

Arthur Evans; kazıları gerçekleştirdikçe, katmanlar halinde birbirinin üstüne çöken saray kalıntılarındaki saklı şifreleri çözerek sarayı yeniden ayağa kaldırmış. Kazılardan elde edilen bilgiler ışığında tamamen kendi yaklaşımları ile sürdürdüğü rekonstrüksiyon ve restorasyon çalışmalarında kent adeta yeniden yaratılmış. Bugün Heraklion Müzesi'nde sergilenen birçok fresk, arkeolojik buluntu ve heykelin replikaları da sarayın muhtelif yerlerine konularak o günkü görsellik yeniden kazandırılmaya çalışılmış. Ayrıca; sarayın kabul salonu, üç yanı kanepelerle çevrili bekleme odası ve bir taht odası var. Bunların girişlerinde yer alan son derece kalın, tipik sütunları ve labirentler gibi birbirine bağlanan geçitlerle ulaşılan çok sayıda odanın duvarları da değişik renklerde boyanarak, pek az rastlanır bir canlılık yaratılmış.Knossos Sarayı, Minos dünyasının en görkemli ve en büyük saray yapısı olarak dikkat çekiyor. 1500 den fazla odası, 3 yada 4 katlı yapılanması, mekanlar arasındaki mitlere esin kaynağa olacak düzeyde labirentler şeklinde karmaşık örgüsü ile Avrupa uygarlığının öncül ve dillere destan bir yapısı olarak kabul ediliyor.

Minos sarayları, elbette bizim bugünkü anladığımız manada kullanılan saray yapıları değil. Bunun ötesinde; toplumun birçok işlevinin yerine getirildiği ve düzeninin sağlandığı ana yönetim merkezleri olarak rol oynuyorlar. Çünkü bir yanda, idari bir merkez işlevi gören saray, aynı zamanda bir tür haraç yada vergi şeklinde halktan toplanan hasadın depolandığı ambarlara da sahip bulunuyor. Bunun yanında kurban etme, yargılama ve ticari faaliyetlerin düzenlenmesi ve koordinasyonuyla ilgili faaliyetler de bu mekânlarda yürütülüyor. Dolayısıyla Knossos'da yaklaşık 1500 civarı oda ve salondan oluşan çok katlı böyle bir kompleksin; dönemi itibariyle oynadığı rol de birlikte düşünüldüğünde, yapının Arthur Evans'ın katkılarıyla da ete kemiğe bürünerek, bu şekliyle daha anlaşılır hale geldiği söylenebilir.

Minos saraylarında sütunlar, servi ağaçlarının gövdesinden oldukça geniş ebatta yapılıyormuş. Bunların yeniden yaratılmış örneklerini Knossos Sarayı'nda görme fırsatımız oldu. Sütunlar, Yunan mimari yaklaşımlarına ters olarak altta dar, yukarıya doğru genişleyen bir formatta tasarlanmış. Altta basit bir kaidenin üstüne oturtulan sütunların üzerlerinde, dairesel ve bir yumuşak yastığı andıran sütun başlıkları mevcut…

S
araydaki en önemli mekânlardan birisi de taht odası. Üzerinde duvar resimlerinin de yer aldığı sütunlarla kaplı, balkon şeklinde bir üst kat salonunun yer aldığı, üç yanı kanepelerle çevrili bir bekleme odasından girilerek ulaşılan, üzerinde rahip-kral ve kraliçenin oturduğu bir tahtın bulunduğu, kapılar ve bir koridorla büyük salona bağlanan merkezi bir mekân burası. Duvarlarda griffon (aslan gövdeli, kartal kanatlı ve başlı mitolojik yaratık) resimleri ve koyu renkli boyama desenler yer alıyor. Üst kattaki zeminlerde uygun yerlerden boşluklar ve holler bırakılması yoluyla yaratılan mimari sayesinde, ışığın bu karanlık dehlizlerde rahatça dolaşmasına ve içerinin mükemmele yakın şekilde aydınlatılmasına izin verilmiş.

Gezmesi ve anlatması bitmeyecek birbirinin içine girmiş gibi duran, bir yandan eklektik bir mimariyi anımsatan bu yapılar zincirinin içinden kaybolmadan çıkıyoruz. Artık yönümüz yeniden Kandiye ve surlar üstündeki mezarında yatmakta olan bir Kandiyeli Nikos Kazancakis'e gidiyoruz.

>> Devamı için tıklayınız: (3) Bölüm ( Yeniden Kandiye-Kazancakis ve Resmo)



Yazan ve Fotoğraflayan: İbrahim Fidanoğlu
26-29 Ekim 2012
İbrahim Fidanoğlu

TELİF: Yazı ve fotoğrafların tüm hakları Sn. İbrahim Fidanoğlu'na ait olup Ebruliturizm web sitesinde yayınlanmak üzere hazırlanmıştır. İzin alınmadan ve kaynak belirtilmeden paylaşılması, alıntı yapılması durumda yasal hakları mahfuzdur.



KURUMSAL HİZMETLER

Hafızalarda iz bırakan, özel, sıra dışı organizasyonlar; İster birkaç kişilik ister binlerce... İncelikli bir hizmetin, çok boyutlu bir performansın hayalini kuruyorsanız, bizi arayın.

DEVAMI

KÜLTÜR TURİZMİ

Europa Nostra; kültür turizminin, insanlar arasındaki kültürel alışverişin, kültürler arası diyaloğun en önemli araçlarından biri olduğunu vurgular.

DEVAMI

YUKARI